sildenafil

Son Acilan Konu
Mart 12th, 2010

Merhaba!


Oturduğunuz yerden kilo verin

Cinsel işlev bozuklukları da dahil olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde kullanılan hipnozla tedavi aynı zamanda zayıflamayı da kolaylaştırıyor.

Hipnoz denilince akla sürekli uyku halindeki kişinin karşısındakinin söylediklerini yapması gelse de uzmanlar, hipnozun birçok hastalığın tedavisinde tamamlayıcı olduğunu söylüyor.

Cinsel işlev bozuklukları da dahil olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde kullanılan hipnozla tedavi aynı zamanda zayıflamayı da kolaylaştırıyor. Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz Psikoterapi ve Hipnoz Uzmanı Dr. Haluk Alan ile hipnozla ilgili merak edilenleri ve hipnozla zayıflamayı konuştuk.

Hipnozla tedavi ne anlama geliyor?
Hipnozla tedavi; hipnoza alınan kişiyi (suje) belli bir trans derinliği ve telkinler eşliğinde, sorunu ya da sorunlarına yönelik içsel olgularına yönlendirebilme durumudur. Alternatif bir tedavi yöntemi olmayıp, tedavileri tamamlayıcı bir unsurdur.

“Hipnozla tedavi ile her şeyi yapabilseydim şimdi zengin olurdum”

Ne kadar zamandır bu işle uğraşıyorsunuz?
Son 7 yılı aktif olmak üzere yaklaşık 9 yıldır hipnoz yapıyorum. Eğer hipnoz yapan kişi olarak elimde farklı güçler olabilseydi ve ben bunları hipnoza giren kişinin bütün karşı çıkmalarına rağmen istediğim şekilde kullanabiliyor olsaydım herhalde Türkiye’nin değilse bile bölgenin en zengin adamı olurdum. Çünkü, bana müracaat eden tekstil fabrikatörlerinin sadece 2-3 tanesinin banka hesaplarını kendi üzerime transfer etseydim bu bana yeterdi.

Kimler hipnozla tedavi yapabilir?

Hipnozla tedavide hekimler, psikologlar ve diş hekimleri görev alabilirler. Sadece sertifika alarak hipnoz yapmaya yetkilendiğini zanneden hekim ve psikolog dışı kişilere güvenmeyin ve onlara hipnoz olarak geleceğinizi karartmayın.

Kişi için bir tehlike var mıdır?
Hipnoz doğduğumuz günden bu yana aslında her gün karşılaştığımız ve hatta yaşadığımız doğal ve normal bir durumdur. Dalmış vaziyette televizyon seyrederken ya da kitap okumaya daldığımız ancak bize sesleneni duyuyor olmamıza rağmen yanıtlayamadığımız anlar hep doğal hipnoza örneklerdir. Bunları yaşadığımız anlarda beynin alfa düzeyindedir. Yani hipnozda yaşanılan evre. Bu yüzden eğer yetkili bir hekim ya da psikolog tarafından uygulanıyorsa, hipnozun hiçbir tehlikesi yoktur. Şimdiye kadar sadece hipnozdan kaynaklanan, tespit edilmiş bir psikolojik ya da fizyolojik zarar belirtilmemiştir.

Hipnozla zayıflamak mümkün müdür? Nasıl?
Düşünerek zayıflama derken biz düşünce gücünü ve dolayısıyla zihnimizi ve daha da önemlisi bilincimizi ve bilinçaltımızı kastediyoruz. Zihinsel yoğunlaşmayla elde edilebilecek yararlar sadece zayıflama ile sınırlı değildir.

Metropolitan Üniversitesi uzmanlarından Dave Smith’in yaptığı araştırmada her gün bir saat egzersiz yapanlardan daha çok, 1 saat aynı egzersizi yaptığını düşünen, bunu düşünen, zihninde canlandıran grup başarılı olmuş hatta yarım kilo daha fazla kilo vermişlerdir.

Bizlerin de hipnozda kullandığı imajinasyon yöntemi kişinin belli bir beyinsel dalga boyuna getirilmesiyle sağlanabilir. Bunun en iyi sağlandığı zaman dilimi beynin alfa dalgalarının hakimiyetinde olduğu dönemlerdir. Uykuya dalmaya hazır olduğumuz anlar ve hipnozun bazı aşamalarında bu dalga boyunun hakimiyeti söz konusudur.Uykulu veya hipnotik trans durumunda vücuttaki bilinçli bütün zorlamalar en aza inmektedir. Dolayısıyla bu dönemde bilinç tarafında ortaya atılacak bilinçli çatışmalar önlenmekte, bilinçaltı bütün haşmetiyle size yardım etmek üzere gönderilecek olumlu telkinleri almaya müsait hale gelmektedir. Telkinlere açık olunan bu dönemde, bilinç geri plandadır. Bilinçaltını size faydasız bazı alışkanlıklardan temizleyip, yepyeni bir anlayışa yönlendirmek işte bu dönemde mümkündür.

Bu imajinasyonun yanı sıra; kendini gelecekte nasıl görmek istiyorsa, yani mutlu, sağlıklı, estetik, ideal kilosuna ulaşmış, stresten uzak, huzurlu v. b. özellikleri kendi üzerinde görmeye çalışır. Ve bilinçaltına şu uyarıyı gönderir: “İşte ben bu olmak istiyorum. İnanıyor ve biliyorum ki bu isteğim mutlaka yerine getirilecektir…”

Çikolata yemekten kendini alamayan hasta tam 12 kilo verdi
Yıllardır çikolatalı besin tüketmekten kendini alıkoyamayan bir hastam (A.G.) oluşturduğumuz etkin imajinasyon (Düşünsel yoğunlaşma) etkisiyle ilk seansımızda yediği o çikolatalı dondurmaların gres yağından üretildiği sanısıyla, seans sonunda kısa bir süre öğürme ve kusma şeklinde tepki göstermişti. Bu imajinasyonun bir gücüydü. Şimdi o hastam toplamda 12 kilo ile en iyi zayıflayan hastalarım arasındadır. Aradan 2 yılı aşan bir sure geçmiş olmasına rağmen verdiği kilolarını geri almamıştır. Bu arada çikolatalı dondurma ve diğer ürünleri de çok büyük bir rahatlıkla tüketebilmektedir. Ama sadece ihtiyacı kadar, aşırıya kaçmadan, bilinçli olarak.

Hipnozla zayıflamak kalıcı bir sonuç mudur?
Tüm bu anlatılanlardan sonra evet! Diğer yöntemlere kıyasla zihinsel yoğunlaşma ve hipnoz yöntemiyle yapılan zayıflama kalıcı olmaktadır.

Nasıl bir yöntem uyguluyorsunuz?

Biz uygulamayı genelde 5 seans üzerinden yapıyoruz. Sonra 15 günde bir, ayda 2, ayda 4, ayda 8 ve 12 ayda bir olmak üzere 6 kez hatırlatma seansları uyguluyoruz. Ancak hasta bu dönemler içinde ilk 21 gün geceleri tam yatmadan önce gece hipnozu seansları yapmaktadır. 21 gün sonunda elde edeceği başarı ve kazanacağı alışkanlık onun ruhunda ” istediğini elde eden insanın” huzurunu yaşatacaktır. Yaklaşık hastalarımızdan ayda 4-5 kilo civarında kilo vermelerini istiyoruz.

Cinsel sorunlara da çare oluyor
Cinsel sorunlar hipnozla destek veriyor musunuz?

Cinsel sorunların hipnoz yöntemiyle tedavisi mümkündür. Özellikle vajinismus, orgazm bozukluğu, cinsel isteksizlik, erken boşalma, ereksiyon problemi ve geç boşalma, üzerinde çalışılan ve hipnoz yöntemiyle olumlu sonuçlar alınan cinsel problemlerdir. Her bir sorun için farklı hipnotik uygulama bulunmaktadır. Ancak bu ve diğer sorunlarda amaç sadece hipnoz yapmak değildir. Hipnoz öncesinde kişiden sorunu hakkında yeterince bilgi alınmakta, sonra kendisine konulan tanı doğrultusunda bilgi verilmekte ve terapi süreci hakkında bilgilendirilmesi sağlanmaktadır. Bu devrelerden geçen hasta uygun trans derinliğine alınarak çeşitli terapi teknikleriyle tedavi edilmektedir.

Vajinusmusta en etkili yöntemlerden biri
Hipnozla tedavi sonrasında kişi tamamen iyileşir mi?
Hipnozla tedavide kişinin sorununa bağlı olarak tedaviden alınan yanıtlar da değişmektedir. Psikolojik sorunlar bağlamında ele aldığımızda örneğin sadece ilaçlı tedaviye oranla, hem ilaçlı tedavi ve hem de psikoterapi ve hipnoz uygulamaları daha kalıcı tedavi imkanı sunmaktadır. Panik bozukluğundan takıntılı durumlara ve cinsel sorunlara kadar birçok problemde daha kalıcı bir tedavi için psikoterapi ve içinde hipnoza yer verilmektedir. Vajinismusta en etkin tedavi yöntemlerinden biri hipnozdur. Hipnozla daha önce tedavi edilememiş birçok vajinismus hastasını tedavi ederek operasyonlarla sağlanamayan tedaviyi hipnozla sonuçlandırmak mümkün olmuştur. Cinsel yaşamın daha zevkli ve sorunsuz hale getirilmesinde hipnozun çok önemli katkıları olmaktadır. Özellikle batıda ön yargısız bir şekilde terapilerde kullanılmakta olan hipnoz, sorunların kalıcı çözümü noktasında terapistlere büyük kolaylıklar sağlamaktadır.

Popularity: 1%

Kategori: Diyet ve Beslenme

ABOUT

Kadınlar, Güzellik, Moda, Kadınlar, Diyet, Kadınlar Makyaj, Yemek Tarifleri, Kadın, Sağlık Kadın, islam kadın, Kadınlar ne ister, Kadın Doğum, Cinsellik, Burçlar

Kadinlarin Dünyasi Hitevi.com

Devamini Oku...

Diyet ve Beslenme

Ne zaman diyet yapmaya kalkışsan, kendini sürekli aç mı hissediyorsun? Belki de seni hangi besinlerin tok tutacağını bilmiyorsun…

Diyet yapmak çok zor iş, farkındayız. Sürekli iradene sahip çıkman, sana uzatılan abur cuburları geri çevirmen gerekiyor. Bunu bir şekilde başardın diyelim, peki sürekli kazınan midenle nasıl baş edeceksin?
Sana önerimiz diyet mönüne seni tok tutacak besinlerden eklemen. O besinler hangileri mi?

Yumurta: Örnek protein kaynağı olan yumurtanın tokluk süresini uzattığına dair bilimsel veriler vardır. Sabah kahvaltılarında bir adet haşlanmış yumurta tüketerek tokluk süreni uzatabilirsin.

Kırmızı acı biber: Acı biberin içerdiği kapsaisin adlı maddenin metabolik hızı arttırabileceği bilimsel çalışmalar ile saptanmıştır. Yemeklere ve salatalara katacağın bir miktar acı kırmızıbiber ile bedenine canlılık, mönülerine lezzet ekleyebilirsin. Ayrıca kapsaisin adlı maddenin iştahı azalttığına dair bilimsel veriler de bulunmakta…

Yeşil çay: Güçlü antioksidan etkisi ile bedenimizi zehirli maddelerden temizlemesinin yanı sıra, yeşil çay içerdiği bileşikler ile metabolik hızı da artırıyor. Günde 1-2 fincan yeşil çay tüketerek metabolizmanı enerjik hale getirebilir, aynı zamanda bedenine dost antioksidanları da alabilirsin.

Badem: Yağlı kuruyemişlerden olan badem birçok vitamin, mineral ve posadan zengindir. Bunun yanı sıra kalp sağlığını koruyan omega-3 yağ asitlerini de içerir. Yapılan son bilimsel araştırmalar, beslenme programında yeterli miktarda (aşırı değil) badem bulunan kadınların, badem tüketmeyen kadınlara göre daha kolay kilo verdiğini göstermiştir.

Sirke: Salatalara ekleyeceğin sirke tokluk süreni uzatabilir. Yapılan bilimsel çalışmalar, sirkenin içinde bulunan asetik asidin sindirim hızını yavaşlattığını ortaya koymuştur. Böylece kan şekerin daha dengeli yükselir ve daha uzun süre kendini tok hissedersin.

Tarçın: İşte başka bir iştah azaltıcı Tarçın. Üzerinde yapılan çalışmaların sonucunda, tarçının özellikle şeker hastalarında kan şekeri dengeleyici bir etkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Şeker hastasıysan ve diyet yapıyorsan hem daha uzun süre tok hissetmek hem de kan şekerini dengelemeye yardımcı olmak adına, günde ¼ – ½ çay kaşığı kadar tarçın ile mönülerini süslemeyi deneyebilirsin.

Zeytinyağı: Günlük yağ gereksiniminin bir kısmı tekli doymamış yağ asitlerinden karşılandığında yani zeytinyağı tüketimi yeterli olduğunda metabolizmanın desteklendiği ve kilo vermenin kolaylaştığı bilimsel çalışmalar ile gösterilmiştir.

Salata: Öğünlere koca bir kâse salata ile başlamak veya öğün içerisinde bolca salata tüketmek, öğünde alınan kaloriyi azaltabilir. Sebzeler yüksek posa yoğunlukları ile midede yer tutarak daha çabuk doymamıza yardımcı olurlar. Ayrıca zayıflama diyetlerinde görülebilecek bir sorun olan kabızlığın da çözümünde önem taşırlar.

Etli, sütlü veya yumurtalı çorba: Çorbalar öğünde daha az enerji tüketmek için farklı bir yoldur. Su içerdiklerinden ve midede oluşturdukları basınç nedeni ile daha kısa sürede doymamızı sağlarlar. İlginç bir bilimsel veri de, protein içeriği yüksek çorbaların gün boyunca enerji alımını azaltmada diyet yapanlara yardımcı olmasıdır.

Peynir: İçeriğinde yer alan proteinler iştahı baskılamakta yardımcı olur. Bunun dışında yüksek kalsiyum içeriği ile de zayıflamaya yardımcı etkisi olabilir. Yapılan bilimsel çalışmalar yetersiz kalsiyum tüketiminin kilo vermeyi zorlaştırdığını ortaya koymuştur.

Popularity: 1%

Diyet ve Beslenme

Merhaba!

10 yıl süren araştırmanın ardından, sağlıksız beslenmenin depresyonu tetikleyebildiği bildirildi.

Avustralya’daki Melbourne Üniversitesi’nde yapılan araştırma, depresyondaki kadınların beslenme şekillerini gözden geçirmelerini ve işlenmiş gıdaları yememelerini tavsiye ediyor.

Araştırma sonuçları, 10 yaşından sonra çoğunlukla işlenmiş, yüksek yağ içeren gıdalarla beslenen 20-93 yaşları arasındaki kadınlarda duygu durumu bozukluklarının daha çok görüldüğüne dikkat çekiyor.

Çalışmayı hazırlayan ekipte yer alan Dr. Felice Jacka, “Mucize bir diyet yok” demekle birlikte, sebze, meyve, tam tahıllı gıdalar, az yağlı süt ürünleri ve yağsız et ağırlıklı beslenmenin ve işlenmiş ve şekerli gıdaları “bazen yemenin” fizik ve ruh sağlığına iyi geldiğini belirtiyor.

10 yıl boyunca 1046 kadına diyet uygulanarak ve psikiyatrik testler yapılarak yürütülen çalışmada, sağlıklı beslenen deneklerde duygu durumu bozukluğu görülmediği kaydedildi.

Amerikan Psikiyatri dergisinde yayımlanan çalışma, Batı tarzı beslenmede sıklıkla tüketilen hamburger, beyaz ekmek, pizza, cips, aromalı sütlü içecekler ve şekerli gıdaların depresif bozukluklara sebep olma olasılığını yüzde 50 artırdığını ortaya koyuyor.

Sağlıklı beslenen kadınların depresyona girme ihtimalinin ise sağlıksız beslenenlere göre yüzde 30 daha az olduğu belirtiliyor.

 

// //

Popularity: 1%

Diyet ve Beslenme

Kadınların, hayatlarında birçok sorumluluk taşıması ve bu sorumlulukları dengede tutması takdire değer bir durumdur. Özellikle başarılı iş kadını sıfatını taşımak için ruhen, fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı, ayrıca dengeli olmak gerekir. Vücut, zihin ve ruh sağlığı birer inci tanesi olacaksa, ortaya çıkaracakları harika inci kolye de başarı ve beraberinde getirdiği mutluluk ile beslenen bir anne, eş, iş kadını olacaktır. Ancak hayata, “beslenme hayatın temelidir” penceresinden baktığımızda, iş dünyasındaki performansın artmasının beslenme alışkanlıklarıyla ilintili olduğunu unutmamak lazım. Bu yüzden gün içerisinde sağlıklı beslenmeyle birlikte kaliteli oksijen kullanımını su tüketimiyle dengelemek gerekiyor.

Sabah 5′ten itibaren metabolizma çalışmaya ve enerji yıkımı artmaya başlıyor. Dolayısıyla sabah kalktığımızda hipoglisemi ile uyanmanız kaçınılmaz. Bu durumda mutlaka öncelikle kan şekerinizi dengelemelisiniz. Nasıl ki işinize konsantre olup çalışıyor, projeler üzerinde yoğunlaşmanız gerekebiliyorsa, hücrelerin de her gün her saniye çalıştığını ve yapması gereken işi en iyi şekilde gerçekleştirme çabası içinde olduğunu unutmamalısınız.

İş performansını hücresel boyutta zirveye çıkartmak için sık aralıklarla onu beslemeli ve mutlu etmelisiniz. Sık olmamak kaydıyla, küçük ve kaliteli molalar vererek kendinizi şımartmalısınız. Örneğin pazartesi hafta başı olduğu için; öğleden sonra light bir dondurma ya da sütlü tatlı ile haftaya merhaba diyebilir; Salı ile çarşamba aralarda kuru meyvelerle devam edebilir; perşembe ile Cuma günleri de sabahları yağlı tohumlarla güne başlayabilirsiniz.

Unutmayın ki, sizin iş dünyasında zirveye ulaşma ve orada kalabilme çabanız gibi hücrelerin de zirvede kalabilme çabaları vardır ve bu durumda size ihtiyaçları vardır çünkü sadece sağlıklı beslenme yöntemleriyle ayakta kalmayı başarabilirsiniz. Beslenme bir disiplindir, aynen iş gibi.. İş kadınlarının başarıya ulaşmak için uyguladıkları stratejiler gibi beslenme davranış stratejileri de vücudu daha sağlıklı olmaya götürür.

İŞ HAYATINA ÖZEL DİYET LİSTESİ

Kalktığınızda
2 bardak su ve yarım çay bardağı kadar kuru dut, kuru kayısı, badem, ceviz

Kahvaltı

Tost, süt ile müsli ya da meyveli light yoğurt yanında badem

Ara Öğün

1 porsiyon meyve, 1 lifli bisküvi ya da kuru meyve

Öğle

Protein ağırlıklı besinler tercih edilmeli… 1 porsiyon balık, ton balığı, tavuk, hindi eti ya da bonfile ile birlikte posa karışımları (Sebze çorbası, salata, sebze tabağı, sebze suyu ya da meyve suyu)

Not: Öğlene kadar mutlaka 1 litre su tüketmeli.

Ara Öğün

Yoğurt, ayran ya da süt tüketilmeli. Bunlar dışında kuru meyve, taze meyve ya da çavdar ekmeğine peynirli sandviç Not: Akşam yemeğine kadar ortalama 1,5 litre su tüketilmeli.

Akşam

Akşam yemeği çok geç saatlerde yenecekse, sindirimi kolay, mide çıkış hızı yüksek olan besin çeşitlerinin seçilmesi gerekiyor. Örneğin çorba, hafif pişirilmiş gaz yapmayacak sebzeler, Akdeniz yeşillikleri, kefir gibi besinler tercih edilebilir. Bazen beyaz et (az yağlı balık türleri, ton balığı) tercih edilerek yanında Akdeniz yeşillikleri tüketilebilir.

Popularity: 1%

Diyet ve Beslenme

Merhaba!

Hipnoz yoluyla kendinizi affedin, zayıflayın!
Birçok yeme bozukluğu sorununun kökeni alışkanlıklarınızdan kaynaklanıyordur. Verdiğiniz kiloları almanız, alışkanlıklarınızı değiştirmediğiniz sürece muhtemeldir. Bu alışkanlıkları değiştirmenizde ilk öncelikli adım kendinizle barışık olmanız…

Geçmişten gelen kendinize yönelttiğiniz suçlamaları bir kenara bırakıp, yeni bir başlangıç yapabilmek için ilk iş kendinizi affetmenizdir. Bunu yapmanın birkaç yolu vardır. Bu sorunu “kendimi affediyorum” demekle çözemezsiniz, bu konu üzerinde biraz çalışmanız gerekmektedir.

Bunun için sizlerle, pratik bir uygulamamı paylaşmak istiyorum. Bu uygulamanın temelinde hipnoz vardır. Uygulamayı yaparken kendi kendinizi hipnoz edeceksiniz. Başlamadan önce rahat bir yere oturun ve öncelikle tüm vücudunuzun gevşemesini sağlayın. Sonra da aşağıda anlattığım gibi olayı hayalinizde canlandırın ve duyguları ile bire bir yaşayın. Üçüncü bir göz gibi değil, kendi gözünüzden bakıyormuşçasına olayı yaşayın!

Ne kadar derin bir seviyeye ulaşırsanız o kadar başarılı olursunuz.
Derin bir gevşeme seviyesinden sonra, kendinizi 2 sandalyeli bir yerde düşünmeye başlayın, burada sadece bu iki tane sandalye var, genelde odayı beyaz düşünmek daha faydalı olacaktır. Bu sandalyelerden birisi kendinizin yargıladığınız kısmınız için, diğeri de yetişkin kısmınız (yetişkin kısmımızdan kastımız olumlu ve mantıklı tarafımızdır) için…

İlk sırada yetişkin kısmınız, kendi içinde yapmış olduğu yargılamalar sonucunda yaşadığı duyguları anlatarak başlıyor konuşmaya,

Örnek vermek gerekirse;
• Sen beni yargıladığında kendimi değersiz ve aşağılık birisi gibi hissediyorum,
• Senin bana karşı yargılayıcı olman beni özgür olmaktan alıkoyuyor,
• Sen beni yargıladığında kendimi ……… hissediyorum.

Ve son olarak bu acıyı ve sıkıntıyı hala içimde yaşıyorum diye içinden gelenleri yargılayıcı tarafına aktarır.

Yetişkin taraf bu duygularını açığa çıkardıktan sonra odaklanmanız gereken, bu duyguları vücudunuzun neresinde hissettiğinizdir. Bunu yakalamaya çalışın; bu genelde mide veya baş bölgesinde olabiliyor. Bazen de başka yerlerde tabii ki yer önemli değil, bu olumsuz duygunuzu yakalamanız önemli olan.

Bu duyguları keşfettikten sonra duyguları elinize taşıyın, tüm hissettiğiniz olumsuz duyguların elinizde toplanmasına izin verin. Sonrasında bir yastığa vurun ya da gene hayalinizde bir ormanda bu olumsuz duygunuzu büyük ve sert bir kaya ile eşleştirin; elinizde de hiç kırılmayan özel bir sopa olsun bu sopa ile o kayayı un ufak edene kadar vurun. Ta ki duygunuz bitene kadar…

Bu noktadan sonra yakaladığınız bu rahatlığı koruyarak sandalyelerde rol değiştirin ve sizi yargılayan kısmınız olun.

Bir yandan da yetişkin kısmınız yargılayıcı kısmınıza sorular sormaya başlasın.

Örnek sorular;
• Yanlış olan ne?
• Neden yargılıyorsun?
• Beni yargıladığında bana ne yaptığını görmüyor musun?

Bu sorulardaki amaç aslında kendimizi yargılayan kısmımızın neden bu işlevini sürdürdüğünü anlamaktır. Her ne kadar bu işlev size olumsuz gibi gelse de, taşıdığımız her olumsuz işlevin bile bir görevi vardır. Ve bize ait bir şeyi taşıyordur. Bundan dolayı onu bu işi neden yaptığını anladığımızı ama bu işi yaparken bizi nasıl ve hangi duygularla yaraladığını anlatmamız gerekir.

Şimdi sıra sizi yargılayan kısmınızda;
• Lütfen beni affet,
• Şimdi bu söylediklerini daha önce bilseydim sana bunu yapmazdım,
• Benim tek amacım seni….. dan korumaktı.
• Aslında aynı amaca hizmet ediyoruz.

Burada önemli olan nokta, sizi yargılayan kısmınızın değişmeye istekli olmasıdır. Bu noktada kendinize duyduğunuz inancınız çok önemli. Tüm bunları inanmadan yaparsanız, pek etkisini göremezsiniz. Tam etki için tüm kalbinizle sizi yargılayan tarafın söylediklerine de yetişkin tarafınızın duygularına da saygı göstermelisiniz. Ne zaman ki sizi yargılayan kısmınızın değişeceğine inancınız artarsa o zaman başarılı oldunuz demektir. Bu çalışmayı yaptığım danışanlarım işte bu noktada tüm duygularını boşaltmaya başlıyorlar, verilen tepkileri görseniz ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirdiniz.

Ama daha bitmedi son bölümü de gerçekleştirmeniz gerekiyor.
Burada önemli olan yargılayan kısmınızın sizden özür dilemesidir. Yetişkin kısmın şöyle bir konuşma yapabilir.

“Beni yok yere incittin, gereksiz yere yargıladın hatta bazen suçladın, aslında ben sadece benim hakkım olan ihtiyaçlarımı gidermek için çabalıyordum. Tek amacım duygusal ihtiyaçlarımı gidermek ve sağlıklı bir görüşe sahip olmaktı. Tüm bunları şimdiye kadar elimden aldın ama bu noktadan sonra yapabileceğin bir şey var. Artık bu zararı ortadan kaldırmak ister misin? (cevap bekleyin, yargılayan kısmınızdan alacağınız cevap EVET olacaktır) (cevap evet olmazsa, bu bölüme kadar olan kısmı tekrar etmenizi tavsiye derim. Tam duygu boşalımı olmamış demektir.) Peki o zaman onu kırdığın ve incittiğin her şey için af dile. Eğer bunu yaparsan diğer kısmını özgür bırakacaksın, verdiğin zararlar onarılacak ve sen de bundan karlı çıkacaksın. Bunu yapmak istiyor musun?

Burada yetişkin kısmınızın, yargılayan kısmınızı affetmesi önemlidir. Aslında af etmek sizi geçmişten kurtarır ama bu geçmişi unutturur anl***** gelmez. Amacımız geçmişinizi unutturmak değil onun vermiş olduğu suçluluk duygusundan kurtulmaktır.

Bu uygulama ile sadece olumsuz duygularınızı boşaltmakla kalmazsınız, yeni bir bakış açısı ve iç görü de kazanırsınız. Aslında bu af seansını genişletebilir ve geçmişte sizi kıran veya kızdıran diğer kişiler içinde uygulayabilirsiniz. Bu özellikle anneniz, babanız veya başka bir yakınızı hatta en samimi arkadaşınız bile olabilir. Geçmişe bağlı yaşadığınızda bugünü ve geleceği kaybettiğinizi unutmayınız. Af seansları ile günümüze dönme şansını yakalarsınız.

Yeni başlangıçlar yapmayı istemeniz dileği ile…

Cenk Kahvecioğlu
Psikoterapist

Popularity: 1%

Diyet ve Beslenme

İçindeki çok çeşitli besinlerden dolayı aşurenin yüksek enerjili bir besin olduğunu belirten uzmanlar, diyet yapanlara tatlı yerine aşure tavsiye ediyor.

Doruk Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Rabia Yıldız, “Aşure, diyet yaparak zayıflamak isteyen kişiler için şerbetli tatlılar ya da hamur tatlıları yerine tercih edilebilecek ve bir ara öğün olarak tüketilebilecek uygun bir tatlıdır.” dedi.

Aşurenin, demir, çinko, kalsiyum, fosfor gibi minerallerle A,B ve C vitaminleri yönünden zengin bir besin olduğunu söyleyen Yıldız, “Aşure, özellikle gelişme çağındaki çocuklar için ve sütlerinin miktarı ile kalitesini artırmak isteyen emzikliler için çok önemli bir besin kaynağıdır.” diye konuştu.

Tamamen bitkisel besinlerden yapılan aşurenin içinde doymuş yağ olmadığını ifade eden Rabia Yıldız, şöyle devam etti: “Fındık, fıstık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar sayesinde aşurenin kalp ve damar sağlığı için koruyucu olan bir besin olduğunu söyleyebiliriz.

Yüksek protein içeriğinden dolayı özellikle vejetaryen olanlar için iyi biri protein kaynağıdır. Şeker yerine pekmezle veya daha fazla kuru meyveyle tatlandırıldığında ise kansızlığı olan kişiler için yararlı bir besin maddesidir.”

Doruk Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Rabia Yıldız, şeker hastalarının tatlandırıcı ile yapılan aşureleri tüketmesini önerdi.

Popularity: 1%

Diyet ve Beslenme

Merhaba!

Pırasa, karnabahar, havuç… Kış mevsimin lezzetli sebzeleri cilt, vücut sağlığını da yanında getiriyor. Sağlığınızı korumanın en lezzetli yolu sebzelerden geliyor…

Pırasa

Kemik erimesine karşı koruyucu kalsiyum minerali içerir.
Sindirim ve boşaltım sisteminin düzenli çalışmasını sağlayarak kabızlığı önler.
Kadınlarda sıklıkla görülen demir eksikliğine karşı etkili bir sebzedir.
Yüksek oranda demir içerir.
Kötü kolesterolü düşürücü özelliğe sahiptir.
Toksinlere karşı koruyucudur ve karaciğerin temizlenmesine yardımcı olur.

Karnabahar

İdrar yolları enfeksiyonlarını iyileştirir.
Kemik yapısını güçlendirir.
Sindirim ve boşaltım sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur.
İçeriğinde C ve B vitaminleri bulunur. C vitamini kolesterolü; B vitamini cilt ve göz sağlığı için gereklidir.
Potasyum, kalsiyum ve demir minerallerini içerir.

Havuç

Cilt sağlığı için gerekli beta karoten içerir.
Vücuttaki zararlı maddeleri temizler, hücre yapısının yenilenmesine yardımcı olur.
Bağırsakların sağlıklı çalışmasına yardımcı olur.
Damar sertliğine karşı faydalıdır. Kalp krizi riskini önler.
Diş etlerini güçlendirir.

Popularity: 1%

Diyet ve Beslenme

Merhaba!

Kilo verebilmek için, diyet yapmanın yanı sıra, dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var. Bunları uygularsanız, yaptığınız diyetten çok daha fazla fayda görürsünüz.

Aynı tadı veren gıdalar arasından her zaman daha düşük kalorili olanları seçin. Örneğin portakal suyu yerine domates suyunu seçebilir, vişne suyunu sodayla karıştırarak içebilirsiniz.

Daha fazla su için. Günde en az 8 bardak su içerek işe başlayabilirsiniz. Eğer su içme alışkanlığınız yoksa, yanınızdan bir su şişesini ayırmayın. Şişeyi her gördüğünüzde suyu için.

Yapılan araştırmalar, geceleri dört saten az uyuyan daha çok kilo aldığını gösteriyor. Vücut tam olarak dinlenemediği için, enerjiyi yakamıyor ve metabolizma yavaşlıyor. Bu yüzden uyku düzeninize dikkat edin.

Hazır yemekleri unutun. Hızlı ve çabuk yemek yapmak için aldığınız dondurulmuş gıdalar ya da hazır yemekler, içerdikleri katkı maddeleri yüzünden kilo aldırırlar. Taze sebzelere yönelin.

Pek çok insan gibi, evin her odasında atıştırıyor musunuz? Ne kadar çok yerde yemek yemek için kendinize izin veriyorsanız, o kadar fazla yersiniz. Özellikle yatak odasında yemek alışkanlığınız varsa, bunu hemen terk edin.

Sosları unutun. Salatanıza biraz lezzet katmak için eklediğiniz soslar kilo aldırır. Salataya sos yerine baharat ve zeytinyağı dökün.

Özellikle akşam yemeğinden hemen sonra uyumayın. Mümkünse akşam 6’dan sonra sadece meyve tüketin. Gece atıştırmalarından da kurtulun.

Kilo vermek isteyen kişilerin düştüğü yanılgılardan biri de, çok sık yemek yemenin kilo verdirmediği inancıdır. Oysa sık ama küçük porsiyonlarla hem tok kalır, hem de metabolizmanızı daha hızlı çalıştırırsınız.

Lifli besinler doyduğunuz hissini verir. Çabuk acıkmanıza engel olur. Beyaz ekmek yerine kepek ekmeği, beyaz pirinç yerine esmerini tüketin. Mercimek, kuru fasulye, nohut gibi gıdalara öncelik verin.

Asansöre binmeyin. Önünüze gelen her merdiveni egzersiz yapacağınız bir fırsat olarak düşünün. İstediğiniz kiloya gelinceye kadar asansöre binmeyi bırakın.

Popularity: 1%

Diyet ve Beslenme

İş görüşmesine gitmeden önce doğru beslenmek için bunları deneyin. Stres durumu yeme davranışını etkiler. Bazı bireylerde iştah azalır ve yemek yeme isteği kaybolur bazı durumda ise yemek miktarında ve iştahta artış olur. İş görüşmesi bir heyecan ve stres kaynağı olabilir. Bu durumu yönetirken beslenmenizdeki bazı değişiklikler de size yardımcı olabilir. Gerginlik durumunu azaltmak için; Kafeinli içecekler yerine ıhlamur, melisa, mate, papatya gibi bitki çaylarını için. Bitki çaylarının içine tarçın ve bal ilave edebilirsiniz. Muz, patates, az miktarda çikolata, fındık kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.Bir bardak tarçınlı ve ballı ılık süt de iyi gelir. İş görüşmesine çok aç bir mide veya çok dolu bir mideyle gitmek doğru olmaz.

Aç karnına gittiğinizde stresle mide asidiniz artıp midenizde istenmeyen bazı sesler çıkmasına sebep olur. Bu his kendinize olan güveninizi olumsuz etkiler ve kendinizi konforlu hissetmezsiniz.

Görüşme öncesinde asitli içecekler gaz çıkarma ihtiyacına sebep olabilir ve sizi zor durumda bırakabilir. Kükürtlü bileşik içeren bazı sebzeler de bir gün öncesinden yenilmezse daha iyi olur, soğan, sarımsak, karnabahar, lahana gibi.

Keskin kokulu baharatlar da diyetten çıkarılmalıdır özellikle çemen içeren yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Bunlar nefes ve ter kokunuzu etkileyebilir.Sabah görüşmeye gidilecekse hafif bir kahvaltı önemlidir. 1 – 2 dilim ekmek, peynir, 4 – 5 zeytin ve bitki çayı veya bir tostla bitki çayı tercih edilebilir. Zeytin ve domates gibi sebzelerin dişinizde artık bırakma ihtimali unutulmamalı ve kontrol edilmelidir. Kahvaltıdan 1 – 1,5 saat sonrası görüşme için uygundur. Eğer çok erken saatte bir görüşmeyse bir avuç fındık, kuru üzüm ve su hızlı, sağlıklı bir çözüm olabilir.

Görüşmeye gitmeden iki saat önce ana yemeğin yenmiş olması yeterlidir. Çok aç olmamanız enerji ve verimlilik açısından önemlidir. Görüşme öncesi yüksek karbonhidrat, yağ ve şeker uyuşukluk ve uyku hali yapabilir. Mönüde mutlaka hayvansal protein yer almalıdır. Bunun için ızgara veya fırında veya haşlama et/tavuk/balık/baharatsız köfte ile 1 -2 dilim ekmek veya biraz pilav uygun olur. İçecek olarak ayran veya gazlı içecek sizi rahatsız edebilir. Su veya elma suyu gibi hafif bir meyve suyu daha iyi bir seçimdir.

Eğer acıkmadan kalori alımınızı azaltmak istiyorsanız öğünlerden önce bir elma veya düşük kalorili bir salata yiyin veya et ya da balık suyuna bir çorba için. Bunlar Pensilvanya Eyalet Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemler.

Çok acıkmayı beklemeyin

Araştırmaya göre yemekten 15 dakika önce bir elma yiyen kişiler yemek öncesi hiçbir şey yiyip içmeyenlere göre 187 kalori, yemekten önce çorba içenler ise çok aç olarak yemeğe başlayanlara göre 134 kalori daha az aldılar. Yemekten önce salata yiyenlerse öğün sırasında yüzde 12 daha az kalori aldılar. Çok acıkmayı beklemeyin. Özellikle geç saatlerde aşırı yememek için sağlıklı atıştırmalıklar belirleyin.

Erken bunamaya karşı önlem alın

Phosphatidylserine (Fosfotidilserin) tüm hücrelerimizde bulunur. Hücreleri birbiriyle temasta tutmasının yanı sıra bu membran sayesinde besinleri hücrelere taşıma, atık ürünleri dışarı atma gibi hayati fonksiyonları da gerçekleştirir. Besinlerde bol bulunmadığı için diyetlerde sınırlıdır. Özellikle beyin hücresinin etrafında daha yoğunlaşmış olup beynin sinir dokusu kütlesinin yüzde 70’ini oluşturur. Bu sebeple beyin aktivitesi için önemlidir. Yaşa bağlı hafıza kaybına karşı koruyucudur ayrıca öğrenme konsantrasyon güçlüğü zorluklarına iyi gelir. 2004 yılında yapılan bir çalışmada fosfotidilserin desteğinin duygusal stres ve sıkıntılı ruh haline iyi geldiği bildirilmektedir. 120 yaşlı üzerinde yapılan başka bir çalışmada ise günlük 300 miligram takviye hem hafıza hem de bilişsel olarak yararlılık göstermiştir.

D vitamini eksikliği kalp hastalığı nedeni

Yapılan bir araştırmada, zayıf kemiklere yol açan D Vitamini eksikliğinin kardiyovasküler hastalıklarla da bağlantılı olabileceği ortaya çıktı. Ortalama 59 yaşında 1739 kişiyle yapılan araştırmada kandaki D vitamini seviyesi mililitrede 15 nanogramdan az olan kişilerin kalp krizi, kalp yetmezliği veya inme gibi kardiyovasküler bir olay geçirme riskinin seviyesi daha yüksek olanlara göre iki kat fazla olduğu bulundu.

Popularity: 1%

Diyet ve Beslenme

Diyabet hastaları, diyabetik ürünlerin piyasaya sunulmasıyla mutlu oldular. Onlar için özenip yiyemedikleri, çikolata gibi ürünleri yiyebilmeleri sevindiriciydi. Ancak kilo problemi olan ve diyete girenler, diyabetik ürünleri alarak yanılgıya düştüler. Çünkü diyabetik ürünler sadece şeker içermez, onun haricinde tüm kalori içerikleri aynıdır.

Diyet ürün ile diyabetik ürün arsında fark vardır. Light ürün, kalorisi azaltılmış üründür. Diyabetik ürün ise, sanayi şekeri, yani sukroz olmayan üründür.

Buna benzer bir yanılgı da kepek ekmeği için geçerlidir. 1 dilim kepek veya buğday ekmeği, ortalama 65 kaloridir. Bir dilim beyaz ekmek de ortalama 65 kaloridir. Bu iki ekmeğin arasından kepek ekmeğinin öne geçmesinin sebebi, besleyici değeridir. Kepek ve çavdar ekmeği B grubu vitamin ve mineraller içerir. Bu sayede kan şekerinin aniden yükselmesine ve kolesterol düzeyinin dengelenmesine yardımcı olur.Tatlandırıcı konusunda da biraz bilinçli davranmakta yarar vardır. Tatlandırıcı kullanımı sınırlı olmalıdır. 10-12 adetten fazlası zararlıdır. Bazı türleri yüksek dozda kullanıldığında, yağ oluşumunu destekler. Bazıları ise ishal yapabilir. Diyet kola, diyet muhallebi gibi ürünlerin içindeki miktar da, bu dozun içinde kalacak şekilde hesaplanarak tüketilmelidir.

Etiketleri okumak:

Marketlerde diyabet hastaları ve diyet yapanlar için ürünler vardır. Bu ürünlerin ambalajında yazan bilgileri okumalısınız.

Diyabetik: Şeker yerine tatlandırıcıyla hazırlanmış ürünlerdir. Ürünün yağ ve kalorisinde azalma olmayabilir. Diyabetik ürünlerde kalorisi olmayan tatlandırıcılar kullanılabileceği gibi, kalorili olan tatlandırıcılar da kullanılabilir. Bu yüzden etiket iyi okunmalıdır.

Light: Normal ürünlerden üçte bir oranında daha az kalorili veya %50 oranında daha az yağlı ürünlerdir. Az kalorili ya da az yağlı ürünler, %50 az sodyum içeriyorsa, bu da light olarak nitelendirilir.

Ekstra Light: Üründeki yağın %1’dan daha az olmasıdır.

Diyet: Kalorisi azaltılmıştır.

Azaltılmış etiketi: %25 oranında daha az kalori, doymuş yağ, kolesterol veya sodyum içeren ürünlerdir.

Popularity: 1%

Diyet ve Beslenme

Türk kadınlarının bir çoğunda büyük basen sorunu mevcuttur. Aslında geniş kalça ve basenin temelinde anatomik olarak kalça leğen kemiğinin geniş olması yatmaktadır. Kadınların kalça yapıları zaten östrojen hormonunun etkisiyle ergenlik çağlarında genişlemeye başlar. Bu genişleme onların kolay doğum yapmalarını sağlamak amacıyla yaratıcı tarafından verilen bir ödüldür. Ancak bazı hanımlardaki aşırı büyüklük ve geniş basenler sosyal ve günlük ilişkilerinde komplekslere yol açabilmektedir. Kimileri bu büyük basen meselesini yağ yakıcı haplar, estetik tedavi yöntemleri veya liposakşın gibi alternatiflerde ararken kimileri de diyet ve egzesiz yoluyla bu soruna çözüm aramaktadır.

Geniş basenin birinci nedeni anatomik kalça büyüklüğü iken diğeri ise vücudun bünyesel yağ biriktirme potansiyeli ve kapasitesinin yüksekliğinde yatmaktadır. Şayet basendeki yağları ve fazlalıkları eritememe sorununuz varsa kalça leğen kemiğinizi küçültemeyeceğinize göre o bölgedeki kalça yağlarını eritip yakmak en akıllıca çare olacaktır. Aerobik egzersizlerle birleşen jimnastik hareketleri bu kalca basen kilolarını eritim incelterek küçültmede iyi bir yol olacaktır. Bu yöntemle basen yağlarını eritmek için günlük tekrarlayacağınız küçük hareketlerle basen ve bacak basenlerini kısa sürede zayıflatabilirsiniz.

Basen inceltici hafif egzersizler

Bu sportif egzersizleri ne kadar uzun süreyle deam ettirirseniz o kadar fazla yağ ve kalori yakarsınız. Hafif egzersiz hareketleri sizin tüm vücudunuzun kaslanmasına ve kas yaparken de yağ eritmesine yardımcı olacaktır. Böylece hem fazla kalça yağlarından kurtulacaksınız hem de baldır ve basen bölgeniz daha sıkı ve diri bir hale gelecektir.

Bu basit hareketler sırasıyla:

1.) Yürümek, jogging yapmak: yürüyüş ve jogging gerçekten kalça basen popo ve baldır yağlarını eritmede en etkili ve kesin sonuç alıcı yoldur.Uzun süreli ama normal tempoda günde yapacağınız 1-2 saatlik yürüyüsler sizlere 1-2 ayda olumlu olarak yansıyacaktır. Yürüyüş için en uygun zamanlar sabahın erken saatleridir. Vücudun kahvaltıdan önce kalori kaybetmeye hazır olduğu bu vakitte yapacağınız 45-60 dakikalık bir yürüyüş hem günlük metabolizmanızı hızlandırarak gün boyunca kalori yakmaya devam etmenizi sağlayacak hem de sizi daha zinde tutacaktır. Yürüyüşün ardından alacağınız ılık suyla bir duş ile de kalça ve uyluk bölgesinin kan dolaşımını hızlandırmış olursunuz. Bu da kalori yakmaya yardımcı olur.

2.) Bisiklet sürmek: Bisiklet sürmek te karın ve basen yağlarını ve fazla kiloları eritmede süper bir yöntemdir. Kalça ve basen eritme yöntemleri arasında bisiklet sürmek hem eğlenceli hem de hızlı yağ yakan bir hobidir.rmal olmalıdır. Böylece güçlü bacak kaslarına da zamanla sahip olacaksınız. Fazla zamanınız yoksa bu durumda ev bisiletlerinden de faydalanabilirsiniz.

3.) Kaykay sürmek: Ülkemizde pek yaygın olmayan bu spor genelde genç kızlar için hem eğlenceli hem de kalori harcayan bir hobidir. Tabi bunun için dengede durmayı öğrenmeniz gerekir.

4.) Kalça ısıtıcı jimnastik hareketleri:Yukarıda sayılan hafif hareketlerin yanında bir de bu iş için özel yapılan egzersiz ve cimnastik hareketleri vardır. Squat adı verilen çember çevirme de basen yağlarını kolayca eriten bir spordur.

5.) Ağırlık kullanarak kalça basen eritme: yandaki fotoğrafta gördüğünüz gibi ağırlık kullanarak bacağınızı gerip ağırlıkları iki yanak kaldırıp bir süre beklerseniz, kalçanızda ve baseninizde hafif bir ağrı hissedersiniz. Bu basen ağrısı yağların yakıldığını göstermektedir. Sık devam ederseniz baseniniz zamanla kalmaz ve yok olur.

Popularity: 1%