Anormal Adet Kanamaları

date 07 Tem 2009 | category Kadın Hastalıkları

Her kadın zaman zaman adet duzeninde sapmalar, gecikmeler ya da ara kanamalar yaşayabilir. Normal insan hayatında yaşanılan stresler, sıkıntılar, ani kilo değişiklikleri, spor, üzüntüler gibi pekçok faktör adet düzenini etkileyebilir ve adeta bir saat gibi işleyen bu mekanizmada sapmalara neden olabilir. Adet düzenindeki sapmaların hiçbir türlüsü normal değildir ve araştırılması gerekir. Çünkü kadın üreme sistemindeki hemen hemen bütün patolojilerin en sık verdiği belirti adet düzensizlikleridir. Her adet duzensizliği anormal olmasına rağmen herzaman bir patolojiyi, kisti, myomu ya da en korkuncu kanseri işaret etmez. Altta yatan anatomik bir patoloji olmadığı halde normal adet düzeninde meydana gelen anormal kanamalara disfonksiyonel uterin kanama (DUK) adı verilir.Burada önemli olan nokta kanama bozukluğunu açıklayacak organik bir lezyonun bulunmamasıdır. İlk kez 1927 yılında tanımlanan bu tabloya methropathia hemorrhagica ya da başka bir deyişle metropatik uterus adı verilmiştir, günümüzde ise disfonksiyonel uterin kanamalar başlığı altında incelenmektedir.

Klinik

Disfonksiyonel kanamalar adet kanamasının ritminin, miktarının ya da her ikisinin birden bozulması ile belirgindir. Genelde beyin-hipofiz-yumurtalık üçgenindeki hormonal dengenin bozulmasından kaynaklanır. Beyinden salgılanan gonadotropin adı verilen hormonların salgılanma bozuklukları ya da uyumsuzlukları altta yatan ana nedendir. Bu durum yumurtlama bzoukluklarına neden olarak östrojen ve progesteron arasındaki dengenin de bzoulmasına yol açar. Neticede disfonkisyonel uterin kanamalar, endometrial hiperplazi, over kistleri gibi hastalıklar ortaya çıkabilir.

Klinik olarak kanamanın patternine göre isimlendirilirler.Buna göre

Amenore 3 ya da daha fazla adet dönemi icin gereken sürede hiç adet görmemek
Oligomenore 35 günden daha seyrek olan kanamalar
Polimenore 21 günden daha sık olan kanamalar
Hipomenore Adet kanamasının miktarının az olması
Hipermenore Adet kanamasının miktarının fazla olması
Menoraji Adet kanamasının süresinin uzaması
Metroraji Ara kanamaların olması
Menometroraji Düzensiz aralıklarla fazla miktarda kanama olması
Ovülasyon kanaması Siklus ortasında görülen hafif kanama
Spotting Lekelenme

DUK jinekolojik şikayetlerin yaklaşık %10′unu meydana getirir.En sık ergenlik başlangıcında ve menopoza yakın dönemde görülür.

Düzensiz kanamalar yumurtlamanın olduğu (ovülatuar) ve olmadığı (anovülatuar) olarak kabaca 2 ye ayrılır. DUK’ın yaklaşık %90′ı anovülatuardır. Yani herhangi bir nedene bağlı olarak o adet siklusunda yumurtlama olmamıştır.

Ovülatuar Kanamalar

Genelde üreme çağındaki kadınlarda görülür. Göreceli olarak FSH eksikliği nedeni ile yumurta gelişimi gecikir ve çatlama geç oluşur. Bunun sonucunda kişide oligomenore görülür. Eğer yumurta hücresinin FSH’a duyarlılığı artmış ise bu kez yumurta hücresi vaktinden önce gelişir ve çatlar neticede polimenore ortaya çıkar.Adet ortasıda yumurtlama döneminde denk gelen kanama da bu sınıfta değerlendirilir.

Anovülatuar Kanamalar

Gelişen yumurta hücresinin çatlamaması sonucu buradan östrojen hormonu salgılanmaya devam eder. Bu etki ile rahim iç zarı olan endometrium kalınlaşmaya devam eder. Yumurtlama olmadığı için progesteron dolaşıma yeterli kadar salınamaz ve kalınlaşmaya başlayan endometrium bir süre sonra kırılır ve kanama ortaya çıkar. Anovülatuar sikluslar ilk adet kanamasından sonraki ergenliğe geçiş döneminde, polikistik over hastalığında, menopoz öncesi dönemde, emzirme dönemlerinde ve şişman hastalarda sık rastlanılan bir durumdur.

Hormonal etkiler

Endometrium sürekli yenilenen ve her ay değişim gösteren bir dokudur (Bkz.Endometrial hiperplazi). Bu doku östrojen ve progesteron adlı hormonlara karşı çok hassastır. Endometriumu etkileyecek organik bir patoloji olmadan östrojen ve progesteronun düzensiz ve değişik düzeylerdeki etkileri düzensiz kanamalara yani disfonksiyonel uterin kanamaya neden olur. Bu tür kanamalar oluş mekanizmasına göre 5 başlık altında toplanırlar:

1.Östrojen çekilme kanaması: Östrojenle uyarılmış ve kalınlaşmakta olan endometriumda östrojenin aniden ortadan çekilmesi ile meydana gelen endometrium dökülmesi ve görülen kanamadır. Bu kanama türünde progesteronun bir etkisi yoktur. Dışarıdan verilen östrojenin kesilmesi ya da ameliyat ile her iki yumurtalığın alındığı durumlarda görülür. Pratikte pek sık karşılaşılan bir tablo değildir.
2.Östrojen kırılma kanaması: Östrojenle sürekli uyarılmakta olan endometriumda östrojene olan cevap endometriumun her alanında aynı ve eşit değildir. Östrojen uyarısı devam ettikçe fazla gelişmiş ve kalınlaşmış kısımlarda kanlanma ve dolayısı ile beslenme bozuklukları başlar ve bu kısımlar dökülerek kanamaya neden olur. Anovülasyonda ortaya çıkan kanama bzoukluklarının mekanizması budur, dolayısı ile disfonksiyonel uterin kanamaların altında yatan en önemli mekanizma da östrojn kırılma kanamasıdır.

3.Progesteron çekilme kanaması: Östrojenle uyarılmış ve kalınlaşmış endometrium yumurtlamadan sonra progesteronun etkisi altına girer ve artık kalınlaşmaz. Progesteron ortamdan çekildiğinde ise endometrium üzerindeki destek ortadan kalkar ve tüm fonksiyonel endometrium dökülerek kanamaya neden olur. Normal adet kanamaları ve doğum kontrol hapı kullanırken ilaç bittikten sonra görülen kanama bu türdedir.
4.Progesteron kırılma kanaması: Progesteron düzeyi endometrium kalınlığını korumaya yetmez ve kanamaya yol açar.
5.Atrofi kanaması: Östrojen ve progesteronun ortamda yeterli miktarlarda bulunmamasına bağlı olan kanamalardır. Menopoz sonrası dönemde görülürler.

Tanı

Anormal vajinal kanama olan hastalarda altta yatan organik bir lezyonun bulunamaması ile tanı konur.Ayırıcı tanıda myomlar, endometrium iltihabı, spiral, dışarıdan verilen ilaç ve hormonlar, gebelik, düşükler, dış gebelik, habis tümörler, kan hastalıkları, karaciğer hastalıkları düşünülmelidir.

Tedavi

Tedavide amaç kanamanın durdurulması ve yeniden tekrar etmesinin engellenmesidir.Bu amaçla değişik hormon kombinasyonları kullanılır. 35 yaş üzeri kanamalar durdurulamıyorsa cerrahi müdahale gerekebilir. Bazen genç hastalarda da akut kanamayı durdurmak için kürtaj gerekli olabilir.

Popularity: 36%

Kadınlarda Adet Bozuklukları

date 07 Tem 2009 | category Kadın Hastalıkları

Regl olmak (adet kanaması, ay hali) kadın hayatının önemli bir parçasıdır. Genç kızlığa adım atılan dönemde bazen şok etkisi yaratabilen ilk adet kanaması kısa bir süre sonra kadının her ay düzenli görmeye alıştığı ve düzensizleşmesi durumunda endişeye kapıldığı bir olgu haline gelir. Adet düzensizlikleri kadınların sık yaşadıkları sağlık sorunlarındandır ve her bilinçli kadının bu düzensizliklerin nedenleri hakkında genel bilgilere sahip olması gerekir.

Adet düzensizliğinin tanımı

Normal bir adet düzeni olan kadın 26-35 günlük aralıklarla (bu aralığın başlangıcını ve bitişini bir adetin ilk günüyle diğer adetin ilk günü belirler) kanama görür ve bu kanama 3-7 gün arasında devam eder. İlk günlerde nispeten daha fazla olan kanama yavaş yavaş azalarak en geç 7 günde tamamen biter. Tüm bu adet dönemi boyunca kadın ortalama olarak 60 ml. kan kaybeder. Bazı kadınlarda ek olarak tam iki adetin ortasına denk gelen dönemde birkaç damla süren lekelenme tarzında kanama olabilir. Ovulasyon (yumurtlama) esnasında oluşan bu kanama her ay tekrar eder ve normal dışı bir durum olarak kabul edilmez. (daha fazla…)

Popularity: 63%

Kadınlarda Spor

date 07 Tem 2009 | category Güzellik ve Spor

Sağlıklı yaşam reçetesinin vazgeçilmez unsuru spor kadınlar için ne kadar önemli? Spor nelere deva ve doğru spor yapmanın yolu ne? İşte tüm bu soruların cevabını Memorial Hastanesi Spor Hekimliği uzmanlarından öğrendik.

Kadın sağlığı üzerinde yapılan araştırmalar, sporun pek çok şikayeti ortadan kaldırdığını göstermiştir. Düzenli olarak yapılan egzersizler menopozla ortaya çıkan şikayetleri ortadan kaldırdığı gibi; osteoporoz tedavisinde de olumlu sonuçlar vermektedir. Diyabet ya da kanser gibi hastalıkların tedavisine sağladığı katkılar da düşünüldüğünde sporun ne kadar önemli olduğu daha rahat anlaşılabilir.

Sağlıklı bir yaşam için…

Hastalıklardan korunmak için çocuk yaşlardan itibaren spor yapılmalıdır. Bunun yanında, vücuttaki yağ dokusu azaltılarak, sıkı bir vücuda sahip olunabilir. Spor; kondisyonu geliştirmesi, hareketliliği ve üretkenliği artırması sayesinde kadının kendine güvenini de yerine getirir. Bu sayede kadın, zinde ve güzel görünerek kaliteli ve mutlu bir yaşam sürer.

Yaşamı tehdit eden en önemli sağlık sorunu kalp ve damar hastalıklarıdır. Hareketsiz yaşam ve şişmanlığın bir salgın halini almasının da etkisiyle kadınlarda da kalp hastalıkları eskiye oranla daha sık görülmektedir. Kadınlar spor sayesinde, en önemli kalp hastalığı risk faktörü olan egzersiz yoksunluğu ve fazla kilolarından kurtulabilir. Kolesterol düşer ve iyi huylu kolesterol yükseltilerek damarlar yağ plaklarından temizlenir. Spor ile kemik erimesi, bazı tür kanserler, kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, tansiyon gibi rahatsızlıkların da önüne geçilir. Günlük hayatın stresinden uzaklaşmak da cabası… (daha fazla…)

Popularity: 100%

Hamileyken Çalışmak Çok Riskli

date 06 Tem 2009 | category Hamilelik ve Gebelik

Çalışan bayanların gebelik döneminde işini koruma düşüncesinde olduğunu belirten uzmanlar, gebe bayanların kendi sağlıkları, bebeğin sağlığı ve yapılan işin tipini dikkate alarak çalışıp çalışmamaya karar vermeleri gerektiği söylüyor. Uzmanlar, aksi halde bebeğin ve annenin zarar görebileceği uyarısında bulunuyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Özer Kutlu, işini korumak isteyen bayanların doğuma kısa bir süre kalana kadar çalıştığını, doğumdan birkaç hafta sonra da işine döndüğünü kaydetti.

Anne ve bebeğin sağlığını tehdit eden bir durum yoksa çalışmakta herhangi bir sakınca olmadığını vurgulayan Kutlu, buna doktorların karar vereceğini belirtti.

Anne adayının gebelikte çalışıp çalışmayacağına “annenin sağlığı, bebeğin sağlığı ve işin tipinin” belirleyici etkin olduğunu aktaran Kutlu, şöyle konuştu: “Eğer bir sağlık probleminiz varsa ( diabet, böbrek hastalığı, kalp hastalığı, tansiyon vs. ) ya da gebelikte bazı problemler ortaya çıkmışsa ( erken doğum riski, düşük riski vs.) doktorunuz işiniz ile ilgili kısıtlamalar getirebilir. Ayrıca yaşlı gebeliklerde , daha önce problemli gebelik yaşamış olanlarda , bebekle ilgili bazı sorunları olanlarda yine işte fedakarlık gerekebilir. Gebelik sırasında bazı işler riskli veya zor hale gelebilir. İşiniz uzun süre ayakta durmanızı gerektiriyorsa, ağır koşullarda çalışıyorsanız, zararlı kimyasal maddeler veya fiziksel koşullar altında çalışıyorsanız işinizi bırakmanız gerekebilir. Bu konuda yapılabilecek en mantıklı çözüm işvereninizle görüşüp daha rahat bir pozisyona geçmektir. Ancak böyle bir olanak sağlanmıyorsa işinizi bırakmanız zorunlu hale gelebilir.”

Op. Dr. Kutlu, anne adaylarına şu önerilerde bulundu: “Gebelik öncesi işyerinizdeki koşulları ve olabilecek problemleri düşününüz. İşyerinizdeki pozisyonunuzu korumak için bebeğinizin ve kendinizin sağlığınızdan fedakarlık yapmayınız. İşinizden arta kalan zamanlarda iyi dinleniniz , düzenli besleniniz. Doktorunuzla işyerinizdeki koşulları ve aklınıza takılan problemleri etraflıca tartışınız. Bebeğe zararlı olabilecek maddelere teratojen madddeler adı verilir. Bunlar düşüklere veya sakatlıklara yol açabilirler. Keza bu maddelerin bir kısmı emzirme esnasında bile bebeğe zarar verebilir. Bu konuda şüpheleriniz varsa doktorunuza danışınız.”

Cihan

Popularity: 70%